Çalışma İzni İçin 5 Türk Çalışan Şartı Her İşyerinde Geçerli mi?

Çalışma İzni İçin 5 Türk Çalışan Şartı Her İşyerinde Geçerli mi?

Türkiye’de yabancı personel çalıştırmak isteyen işverenlerin çalışma izni başvurusunda en çok karşılaştığı konulardan biri, işyerinde bulunması gereken Türk çalışan sayısıdır. Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerde “Yabancı çalışan için mutlaka 5 Türk çalışan gerekiyor mu?” sorusu sıkça gündeme geliyor.

Aslında bu sorunun tek bir cevabı yok. Çünkü çalışma izni değerlendirmelerinde 5 Türk çalışan şartı genel bir kriter olarak uygulanmakla birlikte, bazı şirketler, sektörler ve yabancılar için önemli istisnalar bulunuyor.

Bu nedenle yalnızca “5 Türk çalışan yoksa çalışma izni alınamaz” şeklindeki bir bilgiyle hareket etmek doğru değildir. Başvurunun yapılacağı işyerinin yapısı, faaliyet alanı, yabancının Türkiye’deki geçmişi ve çalışacağı görev birlikte değerlendirilmelidir.

5 Türk çalışan şartı nedir?

Bilanço esasına tabi işyerlerinde, adına çalışma izni başvurusu yapılan her yabancı için işyerinde en az 5 Türk vatandaşının istihdam edilmesi genel kural olarak aranıyor.

Örneğin bir şirketin mevcut durumda 5 Türk çalışanı bulunuyorsa, genel kriterler bakımından bir yabancı çalışan için başvuru yapılması mümkün olabilir. İkinci bir yabancı için başvuru yapılacaksa normal şartlarda ilave bir 5 Türk çalışan istihdamı gündeme gelir.

Ancak burada önemli olan nokta, bu kuralın bütün başvurulara aynı şekilde uygulanmamasıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından belirlenen değerlendirme kriterlerinde farklı durumlar için özel düzenlemeler yer alıyor.

Her şirket için aynı şart geçerli mi?

Hayır. Şirketin mali yapısı ve son yıl net satışları da değerlendirmede önem taşıyor.

Son yıl net satış tutarı 50 milyon TL veya daha fazla olan işyerlerinde, en fazla 5 yabancıya kadar yapılacak çalışma izni başvurularında istihdam kriteri uygulanmıyor. Yani bu kapsamdaki şirketler için her yabancı çalışan adına ayrıca 5 Türk çalışan bulunması şartı aranmayabiliyor.

Bu nedenle özellikle yüksek cirolu şirketlerin sadece çalışan sayısına bakarak çalışma izni alıp alamayacaklarına karar vermemeleri gerekir.

Şirketin bilanço yapısı, satışları ve diğer mali şartları birlikte incelenmelidir.

2026 yılında önemli bir istisna getirildi

Çalışma izni değerlendirmelerinde 3 Ağustos 2026 itibarıyla yürürlüğe giren önemli bir düzenleme bulunuyor.

Çalışma izni başvurusunun yapıldığı tarihten geriye doğru son üç yıl içerisinde en az bir yıl Türkiye’de çalışma izni, ikamet izni veya uluslararası koruma kapsamında yasal olarak bulunmuş yabancılar için, belirli koşullar altında istihdam ve mali yeterlilik kriterleri uygulanmayabiliyor.

Bu uygulama en fazla üç yabancı için geçerli. Bununla birlikte aynı işyerinde bu kapsamda çalışan yabancıların sayısının Türk vatandaşı çalışanların sayısından fazla olmaması gerekiyor. Üç kişilik sınırın aşılması halinde sonraki yabancılar için genel kriterler yeniden gündeme geliyor.

Bu değişiklik, uzun süredir Türkiye’de yaşayan ve çalışma hayatına devam etmek isteyen yabancılar açısından oldukça önemli. Özellikle küçük işletmeler açısından daha önce karşılaşılan bazı istihdam ve mali yeterlilik sorunlarının önüne geçebilecek durumlar ortaya çıkabiliyor.

Bazı sektörlerde özel kurallar uygulanıyor

Çalışma izni değerlendirmelerinde sektörün de önemli bir yeri var. Bilişim sektöründe bunun belirgin örneklerini görmek mümkün.

Yazılım geliştirme, veri tabanı, mobil yazılım, sistem ve ağ güvenliği veya kurumsal mimari gibi belirli uzmanlık gerektiren işlerde çalışan yabancılar için, bilişim sektöründe faaliyet gösteren işyerlerinde istihdam ve mali yeterlilik kriterleri uygulanmıyor.

Benzer şekilde bazı eğitim kurumları, Ar-Ge ve teknoloji geliştirme faaliyetleri, kamu projeleri ve özel nitelikteki yatırımlar için de genel kurallardan farklı değerlendirmeler yapılabiliyor.

Dolayısıyla bir yazılım şirketinin yabancı yazılımcı için yaptığı başvuru ile bir restoranın yabancı personel için yaptığı başvurunun aynı kriterlere tabi olduğunu düşünmek doğru olmaz.

İmalat ve geri dönüşüm sektörlerinde de kolaylık bulunuyor

2026 yılında bazı sektörler için ayrıca düzenlemeler yapıldı.

İmalat sektöründeki işyerlerinde, 31 Aralık 2027 tarihine kadar, şube bazında istihdam edilen her 5 Türk vatandaşına karşılık ilave 1 yabancı için yapılan çalışma izni başvuruları, belirli şartlarla genel istihdam kriterinden muaf tutulabiliyor.

Geri dönüşüm sektöründe de benzer bir uygulama bulunuyor. Atık toplama, geri kazanım ve bertaraf faaliyetlerinde çalışan işyerleri için belirli mesleklerde ilave yabancı istihdamına yönelik özel kriterler uygulanıyor. Beş Türk çalışanından daha az personeli bulunan bazı işyerlerinde ise yurt içinden yapılan başvurular bakımından iki yabancıya kadar özel uygulama bulunabiliyor.

Bu düzenlemeler özellikle işçi ihtiyacı bulunan sektörlerde faaliyet gösteren işletmeler açısından dikkat edilmesi gereken ayrıntılar arasında yer alıyor.

Ev hizmetlerinde 5 Türk çalışan şartı aranır mı?

Ev hizmetleri için yapılan çalışma izni başvurularını şirket başvurularıyla karıştırmamak gerekir.

Çocuk bakıcısı, yaşlı bakıcısı, engelli bakıcısı ve hasta refakatçisi gibi işlerde yabancı istihdamı için farklı değerlendirme kriterleri uygulanıyor. Bu başvurularda bakımı yapılacak kişinin yaşı ve sağlık durumu, yabancının eğitimi ve deneyimi, Türkçe bilgisi ve işverenin ekonomik durumu gibi unsurlar dikkate alınıyor.

Dolayısıyla bir ailenin yabancı yaşlı bakıcısı için başvuru yapması ile bir şirketin yabancı personel çalıştırmak istemesi aynı şekilde değerlendirilmez.

Yabancının kendi durumu da önemli

Çalışma izni başvurusunda sadece işverene bakılmaz. Yabancının statüsü de değerlendirmeyi değiştirebilir.

Örneğin uzun dönem ikamet izni bulunanlar, bazı özel ikamet statülerine sahip yabancılar, Türk vatandaşıyla belirli şartlarda evlilik birliği içinde yaşayanlar veya Türkiye’de uzun süre yasal olarak bulunan bazı yabancılar için istihdam, mali yeterlilik ve ücret kriterlerinden muafiyetler bulunabiliyor. Ancak bu durumların belgelerle kanıtlanması gerekiyor ve muafiyet, tek başına çalışma izninin kesin olarak verileceği anlamına gelmiyor.

Bu nedenle başvuru öncesinde yabancının Türkiye’deki geçmişinin de incelenmesi faydalı olur.

Başvuru yapmadan önce nelere bakılmalı?

İşverenin yalnızca “kaç Türk çalışanım var?” sorusuna odaklanması yeterli değildir. Şirketin kuruluş tarihi, mali yapısı, net satışları, ihracatı, faaliyet gösterdiği sektör, yabancının mesleği ve Türkiye’deki yasal geçmişi birlikte değerlendirilmelidir.

Ayrıca çalışma izni değerlendirme kriterleri zaman içerisinde değişebildiğinden, birkaç yıl önce yapılmış bir başvurunun şartlarını bugün yapılacak başvuruya doğrudan uygulamak yanıltıcı olabilir.

Sonuç

Çalışma izni için 5 Türk çalışan şartı önemli bir genel kriterdir ancak her işyerinde ve her yabancı için aynı şekilde uygulanmaz.

Şirketin cirosu, faaliyet alanı, yabancının Türkiye’deki geçmişi ve çalışacağı meslek gibi birçok unsur başvurunun değerlendirilmesinde fark yaratabilir. 2026 yılında yürürlüğe giren yeni düzenlemeler de bazı yabancılar ve sektörler açısından önemli istisnalar getirmiş durumda.

Bu nedenle yabancı personel çalıştırmak isteyen işverenlerin başvuru yapmadan önce kendi durumlarına hangi kriterlerin uygulandığını kontrol etmeleri önemlidir. Doğru kriterin belirlenmesi, hem gereksiz evrak ve zaman kaybının önüne geçer hem de başvurunun daha sağlıklı hazırlanmasına yardımcı olur.

Arya Kurumsal, yabancı çalışma izni başvurularında işverenin ve yabancı çalışanın durumunu birlikte değerlendirerek sürecin mevzuata uygun şekilde yürütülmesine yönelik danışmanlık hizmeti sunmaktadır.