Son 3 Yılda Türkiye’de Bulunan Yabancılar İçin Çalışma İzni Kolaylığı
Türkiye’de yaşayan yabancılar için çalışma izni başvurularında önemli bir değişiklik yapıldı. 3 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe giren yeni düzenleme, son üç yıl içerisinde Türkiye’de belirli sürelerle yasal olarak bulunmuş bazı yabancılar açısından çalışma izni sürecini kolaylaştırıyor.
Özellikle daha önce Türkiye’de ikamet etmiş, çalışma izniyle çalışmış veya uluslararası koruma kapsamında yasal olarak bulunan yabancılar açısından bu düzenleme dikkat çekiyor. Çünkü belirli şartları karşılayan kişiler için çalışma izni başvurusunda normalde aranan istihdam ve mali yeterlilik kriterleri uygulanmayabiliyor.
Bu düzenleme, özellikle daha önce Türkiye’de yaşamış ancak yeni bir işveren yanında çalışmak isteyen yabancılar açısından önemli bir fırsat oluşturuyor.
Kimler bu kolaylıktan yararlanabilir?
Yeni düzenlemeden yararlanabilmek için öncelikle yabancının çalışma izni başvuru tarihi itibarıyla geriye dönük son üç yıl içerisinde en az bir yıl Türkiye’de yasal olarak bulunmuş olması gerekiyor.
Buradaki yasal kalış; çalışma izni, ikamet izni veya uluslararası koruma kapsamında geçirilen süreleri kapsıyor.
Örneğin bir yabancı son üç yıl içerisinde Türkiye’de iki yıl ikamet izniyle yaşamışsa ve şu anda Türkiye’de yasal olarak bulunuyorsa, şartları karşılaması halinde bu düzenleme kapsamında değerlendirilebilir.
Aynı şekilde daha önce Türkiye’de çalışma izniyle çalışmış ve gerekli süreyi karşılayan bir yabancı da kapsam içerisinde olabilir.
Ancak yalnızca geçmişte Türkiye’ye giriş yapmış olmak yeterli değil. Aranan şart, son üç yıl içinde toplam en az bir yıl süreyle yasal olarak Türkiye’de bulunmuş olmak. Bu nedenle her yabancının kendi geçmişinin ayrıca incelenmesi gerekiyor.
En önemli avantaj nedir?
Normal şartlarda yabancı personel için yapılan çalışma izni başvurularında işyerinin belirli istihdam ve mali yeterlilik kriterlerini karşılaması gerekiyor.
Genel değerlendirme kriterlerinde, bilanço esasına tabi işyerlerinde her bir yabancı için en az beş Türk vatandaşının istihdam edilmesi esas. Ayrıca işyerinin sermaye, net satış veya ihracat gibi mali yeterlilik kriterlerinden birini karşılaması gerekiyor.
Yeni düzenlemenin önemli tarafı ise şartları sağlayan yabancılar bakımından bu iki kriterin uygulanmaması.
Yani işyerinin normal şartlarda karşılaması gereken 5 Türk çalışan şartı ve mali yeterlilik kriteri, belirli kapsamda bulunan yabancılar için aranmayabiliyor.
Bu durum özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler açısından oldukça önemli. Çünkü bazı işletmeler yabancı bir personeli gerçekten çalıştırmak istemesine rağmen çalışan sayısı veya mali kriterler nedeniyle başvuru konusunda sorun yaşayabiliyordu.
Bu kolaylık kaç yabancı için geçerli?
Burada önemli bir sınır bulunuyor.
Düzenleme kapsamında istihdam ve mali yeterlilik kriterlerinin uygulanmaması en fazla üç yabancı ile sınırlı.
Başka bir ifadeyle, şartları taşıyan yabancılardan aynı işyerinde üç kişiye kadar bu uygulamadan yararlanılabiliyor.
Ancak işyerinde bu kapsamda çalışma izniyle çalışan yabancıların sayısı, aynı işyerinde çalışan Türk vatandaşı sayısından fazla olamıyor. Bu nedenle “üç yabancıya kadar otomatik olarak çalışma izni alınabilir” şeklinde düşünmek doğru olmaz.
Örneğin işyerinde iki Türk çalışan bulunuyorsa, bu düzenleme kapsamında çalışacak yabancıların sayısı da Türk çalışan sayısını aşmamalıdır.
Üç yabancıdan sonra ne oluyor?
Aynı işyerinde bu şartları sağlayan üçten fazla yabancının çalışması planlanıyorsa, dördüncü ve sonraki yabancılar için normal değerlendirme kriterleri yeniden gündeme geliyor.
Bu durumda her yabancı için ayrı ayrı beş Türk vatandaşının istihdam edilmesi ve ilgili mali yeterlilik kriterinin karşılanması esas oluyor.
Dolayısıyla düzenleme, işverenin sınırsız sayıda yabancıyı istihdam kriterlerinden muaf şekilde çalıştırabileceği anlamına gelmiyor.
Bu ayrıntı özellikle birden fazla yabancı personel çalıştırmayı planlayan işletmeler açısından önemli.
İşverenin mali durumu hiç incelenmiyor mu?
Hayır. Burada dikkat edilmesi gereken nokta bu.
İstihdam ve mali yeterlilik kriterlerinin uygulanmaması, başvurunun diğer bütün şartlardan muaf olduğu anlamına gelmiyor.
Çalışma izni başvuruları genel olarak yabancının durumu, yapılacak iş, işveren ve başvurunun diğer koşulları çerçevesinde değerlendirilmeye devam ediyor.
Ayrıca yabancının bu kapsamda bulunması, kendisine kesin olarak çalışma izni verileceği anlamına da gelmiyor. Bakanlığın güncel kriterlerinde açıkça belirtildiği üzere, muafiyet kapsamındaki bir yabancının durumunun ayrıca değerlendirilmesi gerekiyor.
Bu nedenle işverenlerin yalnızca “yabancı son üç yılda Türkiye’de bulunmuş” bilgisine bakarak başvuru sonucunu kesin olarak değerlendirmemesi gerekir.
Hangi belgeler önemli?
Bu düzenlemeden yararlanmak isteyen yabancının Türkiye’de geçirdiği yasal sürenin belgelerle ortaya konulabilmesi gerekiyor.
İkamet izni, çalışma izni veya uluslararası koruma kapsamında geçirilen sürelerin resmi kayıtlarla doğrulanması önem taşıyor.
Başvuru sırasında sistemde bulunan bilgiler ve sunulan belgeler üzerinden yabancının gerekli şartları sağlayıp sağlamadığı değerlendirilir.
Bu nedenle başvuru öncesinde yabancının geçmiş Türkiye kayıtlarının kontrol edilmesi, gereksiz bir başvuru yapılmasının önüne geçebilir.
Küçük işletmeler açısından neden önemli?
Düzenlemenin özellikle küçük işletmeler açısından dikkat çekmesinin önemli bir nedeni var.
Örneğin birkaç Türk çalışanı bulunan bir işletme, deneyimli bir yabancıyı istihdam etmek istiyor olabilir. Normal şartlarda beş Türk çalışanı ve mali yeterlilik kriterlerini karşılamak zorunda kalması başvurunun önünde engel oluşturabilir.
Ancak işe alınmak istenen yabancı son üç yıl içerisinde en az bir yıl Türkiye’de yasal olarak bulunmuşsa ve diğer şartları da karşılıyorsa, yeni düzenleme sayesinde bu iki kriterin uygulanmaması mümkün olabilir.
Bu da hem işveren hem de yabancı çalışan açısından süreci daha ulaşılabilir hale getiriyor.
Başvuru yapmadan önce nelere dikkat edilmeli?
Bu düzenlemeden yararlanmak isteyen işverenlerin öncelikle yabancının Türkiye’deki geçmişini kontrol etmesi gerekir.
Son üç yıl içerisinde Türkiye’de geçirilen süre, bu sürenin hangi statüyle geçirildiği ve başvuru tarihinde yabancının yasal durumunun ne olduğu önem taşıyor.
Bunun yanında işyerindeki Türk çalışan sayısı ve daha önce bu kapsamda çalışma izni verilmiş yabancıların bulunup bulunmadığı da kontrol edilmelidir.
Çünkü üç yabancı sınırı ve yabancı çalışanların Türk çalışan sayısını aşmaması şartı birlikte değerlendirilmelidir.
Sonuç
3 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe giren düzenleme, son üç yıl içerisinde en az bir yıl Türkiye’de yasal olarak bulunmuş bazı yabancılar için çalışma izni sürecinde önemli bir kolaylık sağlıyor.
Şartları karşılayan yabancılar için, en fazla üç kişiyle sınırlı olmak üzere istihdam ve mali yeterlilik kriterleri uygulanmayabiliyor. Ancak bu uygulamanın bütün çalışma izni şartlarını ortadan kaldırmadığı ve çalışma izninin kesin olarak verileceği anlamına gelmediği unutulmamalıdır.
Bu nedenle çalışma izni başvurusu yapılmadan önce hem yabancının Türkiye’deki geçmişinin hem de işyerinin mevcut durumunun birlikte değerlendirilmesi önem taşıyor.
Arya Kurumsal, yabancı çalışma izni başvurularında işveren ve yabancının durumunu güncel mevzuat çerçevesinde değerlendirerek başvuru sürecinin doğru şekilde yürütülmesine yönelik danışmanlık hizmeti sunmaktadır.